ÖTEKİ TARAF

Sanatçı Gökte Tunç’un son donem islerde fark edilen minimal anlayış, boşluk algısı yaratarak, görüntünün başlangıç ve sonunun belirsizliği üzerinden izleyicide merak uyandırmayı çabalamaktadır. Çizgiler ile zenginleştirilerek oluşturulan bol boşluklu, algıda yanılsamalara sebep olan dairesel  üç boyutlu kompozisyonlar,  varoluşsal göndermeler olarak okunabilir. Çünkü evrendeki dev mekanizmada birbirine bağlı, sistematik olarak çalışan hakim temel form ve hareket dairedir. Daire, yasamın varlığının sembolüdür. Güncel işlerinde kullandığı ayna çeşitleri (düz, iç-bükey ve dış-bükey) üzerine yansıyan ortam görüntüleri bazı geometrik çizim müdahaleleri ile yeni, simetrik bir ikinci boyut oluşturur. Bu işlem tekrarlanarak boyutlar çoğaltılır. Bu aslen bir yanılsamadır. İzleyici de bu yanılsamanın her zaman bir parçasıdır. Bu isler yer, mekân ve kişiler ile sürekli bir değişim halindedirler. İzleyici reel dünyadan sanatçının oluşturduğu öteki dünyalara yolculuk eder.  

Sanatçının ana problemtiği olan yabancılaşmanın en kuvvetli vücut bulduğu yer olan gunümüz  kent yasamı, sanatçının işlerinde iliskisellik ve dönüşüm potansiyelleri olarak merkezde yer alir. Bu doğrultuda mimar Murat Tabanlıoğlu sergiyi şöyle tanımlıyor:

Çoğu zaman atık endüstriyel malzeme ile üretilen, neredeyse monokrom etkisi yaratan renk sakinliği ile, üç boyutlu kentsel planları - bazen de kesitleri- çağrıştıran işlerin ardından Gökte Tunç  Galeri G-Art’da sergilenen Öteki Taraf’da yer alan  eserlerinde yine mekansallık etkisini sürdürüyor.

Kurguları ve  kullanılan malzeme sayesinde optik yanılsamalar doğuran, basit geometrik formların birbirleriyle kurduğu oyunlu ilişkisine izleyicinin bakışını da katan bu üç boyutlu nesneler, evrensel bilgiden kişisel hafızaya, geniş bir çağrışım yelpazesine açık duruyor.

Aynı dili kullanan farklı nesnelerin bir aradalığı, dünya dışında bir gezegende kurulmuş bir düzenin içinde- ya da kaosunda - bırakıyor izleyiciyi. Hatta, içlerinde vizör olduğu sanrısı yaratan, “saydam gözler” izleyicinin izlendidiği duygusuna kapılmasına yol açabilecek tekinsiz bir mekanın sınırını çiziyorlar.

Basit olanla karmaşık olan arasında kurduğu görsel ve görsel ötesi derinlik sayesinde, algıyı yönlendirmek ve hatta yaratmak konusunda elde ettiği başarı ile bu sergi, tek tek estetik nesneler olmanın ötesinde, metafizik  ve yüksek teknolojinin hakim olduğu iki evren arasında, bütünsel bir deney yaşatıyor.

Gökte Tunç ilk sanat eğitimine çocukluk yıllarında Fransa'da başladı. 1995 yılında Türkiye'ye dondü ve sanatçı Yusuf Taktak ile çalışmalarına devam etti. 2013 yılında IX  Floransa Bienaline davet edilerek Mix Media alanında ikincilik ödülü aldı. 2016 yılında Scope Basel sanat fuarına curator tarafından özel davet ile katıldı. Çalışmaları özel ve kurumsal koleksiyonlarda yer almaktadır.

 Sergi 11 Mart tarihine kadar gezilebilir.

 

 

 

 

Partnerlerimiz